Para nasıl batırılır ?

Berat

Daimi Üye
#1
Para nasıl batırılır anlatayım. Bu yazıyı önyargısız olarak, acele etmeden, yavaş yavaş okuyunuz. Sonra öğrendiklerinizi çevrenize de aktarınız. Bir insanın kazandığı paranın bir kısmını biriktirmesi, kötü günler için, çocukları için saklaması kadar doğal bir şey olamaz. Tasarrufları korumak çoğaltmak için birkaç yöntem var. Ben hangisinin doğru olduğunu “edindiğim bilgiler ve deneyimler ışığında aktarmaya çalışacağım. Türkiye’de yaşayan bir insan birikimlerini nerelere yatırabilir?

1. ALTIN Dünya altın ticareti Yahudi milyarderlerin elindedir. Jew İngilizce’de Yahudi anlamına gelir. Diğer anlamlarına baktığımızda tefeci, dolandırıcı, sahtekar, kazıkçı, karaborsacı gibi nitelemeler karşımıza çıkar. Altın ölü bir yatırımdır. Her ailenin evinde 10 kilo altın bulunsa bu bize bilimde, sanatta, teknolojide, tarımda, eğitimde bir ilerleme sağlamaz. Evde duran altın “Yahudilere” karşılıksız olarak borç para vermekle aynı anlamdadır. Dünyanın en çok altın alan ülkeleri gelişmekte olan ve geri kalan ülkelerdir. Hindistan, Pakistan, Türkiye gibi Eski asırlarda paranın yatırılabileceği alan pek yoktu. O nedenle insanlar paralarını altına çevirip saklıyorlardı. Günümüzde seçenekler çoğaldı. Altın alıp bunu bankaya yatırmak da karlı değildir. Bankalar altın mevduatına sıfıra yakın bir faiz verirler. Ara ara medyamız altın fırladı türü abartılı haberler yapar. Bunun bir amacı saf Anadolu insanının altın almasını sağlamaktır. O nedenle altını hiç önermiyorum.

2. DÖVİZ Dövize para yatırmak tıpkı altın gibidir. Ülkeye faydası yoktur. Zararı çoktur. Her aileye 100 bin Dolar versek ülkedeki dolar fiyatı fırlar gider. Yani biz döviz aldıkça yabancının parasının değerinin artmasına sebep oluruz. 2001 yılından beri yani 12 yıldır Dövizin fiyatı aynıdır. Yani parasını dövize yatıranlar çok fena zarar içindedirler. Döviz alıp bankaya yatırmak da makul değildir. Zira bankalar buna da sıfıra yakın faiz verirler.

3. EV Bir evin ömrü 30-40 yıldır. Ortalama 150 bin TL’ye alınan bir daire ayda 500-800 TL kira getirir. Bunun yarısı vergiye, yıpranmaya, bakıma gider. Geriye yılda 35 bin TL bir para kalır. Bu da kafi bir kazanç değildir bence. Evin fiyatı zaman içinde artar diyenler aslında doğruyu söylemiyor. Ev eskidikçe fiyatı düşer. İşte bu nedenle kendiniz oturmak için bir ev alabilirsiniz. Ama kiraya verir para kazanırım diye aldığınız ev 1020 yıllık dönemde size hiçbir şey kazandırmaz. Çin gibi ülkelerin üretim maliyetlerini sürekli düşürmesi nedeniyle ev maliyetleri her yıl aşağı doğru inmektedir. Örneğin bir musluk 10 yıl önce 100 TL ise şimdilerde 10 TL’dir. Ya da PVC pencereler ilk çıktığı zamana göre yüzde 70 daha ucuz hale gelmiştir. Elektronik aygıtlar ortaya çıktıkça üretimi makineler yapmaya başlamıştır. Makineler 24 saat çalışabildiği için maliyet aşağı inmektedir. İhtiyacın dışında alınan ev, yazlık vb. karlı değildir. Belki ana cadde üzerinde bulunan bir dükkan yüksek kira getirebilir. Ancak bu durumda da Maliye peşinize düşer “ver benim payımı deyip” karınızı yutar.

İnşaat firmalarının sözcülüğünü yapıp insanları gaza getiren emlak yazarlarına pek inanmayın derim. Bir ülkeyi beton bloklarla doldurmak kalkınma, medeniyet olamaz. ARSA Pek anladığım bir konu değildir. Toprağa para yatıranlar hiç kaybetmez filan derler. Bolu’nun Köroğlu dağlarının eteğinde bulunan köylerimizde birkaç tarlamız var. Beş kuruş etmiyor. Büyük şehirlerde arsa kapatan ekabirler, siyaset ağaları, şıhlar belki köşe olmuşlardır. Ama öbür tarafta bu fahiş karların hesabını biraz zor verecekler. 50 sene önce İstanbul boğazının dipine kaçak olarak (halkın toprağını çalarak) gecekondu yapan bir yurttaş bugün trilyoner olmuş ise bu etik midir? Bu kazanç helal midir?

Bu zatlar hacca giderek püri pak olabilirler mi? Anadolu’dan çeşitli nedenlerle, zorlamalarla göç ettirilen Ermeni, Rum, İbrani gibi kitlelerden kalan arazilere siyasi gücünü kullanarak el koyan zatları Allah affeder mi dersiniz? Tarih kitapları pek yazmaz. 1915’te Anadolu’nun onlarca ilinden, ilçesinden göç etmeye zorlanan sivillerin malları ne olmuştur dersiniz? Bir çok şehrimizin önde gelen ailelerinin mal varlıkları 100 yılda 100 bin kat nasıl artabilmiştir? Sonuç olarak arsaya para yatırıp da birkaç yılda milyonlarca kazanç sağlamak “ter dökerek” kazanılan para ile aynı statüde midir? Garibanların tarlalarını siyasilerle işbirliği yaparak, imar planlarını değiştirerek ucuza kapatan ağalar suçsuz mudur? Günümüzü eleştirmiyorum. Bu topraklarda 200-300 yıldır yaşananları dile getiriyorum.

BANKA FAİZİ YA DA KAR PAYI Bazı bankalar faiz diyor. Dindar görünenler ise kar payı diyor. Aslında ikisi de aynı şey. Kelime oyunu yapılıyor. Bazi din adamları faiz haram diyor. Bazısı enflasyon kadarı helal diyor. Bazısı da ticarette haram olmaz diyor. Benim görüşüm ise şöyle: Enflasyonun olduğu bir ülkede, sıfır faiz olamaz. Bankalar topladıkları parayı sanayiciye, halka, köylüye borç olarak veriyorlar. Bu paralar ekonomik bir üretime kapı açıyor. Kredi kullanan bir köylü traktör alıp üretimini artırıyor. Ona kimse kredi vermese üretim yapamayacak ya da çok az yapacak. Bankaların topladığı paralar üretime katkı yaptığı sürece faaliyetleri helaldir.

Basite indirgeyerek anlatayım.

Benim bir arabam var. Değeri 50 bin TL. Bunu size 1 yıllığına kiraya verdim.Yıl sonunda sizden 10 bin TL kullanma, kira bedeli aldım. Bu son derece makul bir şey değil mi? Evet dediyseniz devam edeyim. Aracımı 50 bine C şahsına sattım. Bundan aldığım parayı size 1 yıllığına verdim. Siz bununla ekmek alıp sattınız diyelim ki. Yıl sonunde benim verdiğim para sayesinde 200 bin TL kazandınız. Bana da getirip 60 bin TL verdiniz. Yani kardan bana pay verdiniz. Şimdi buna “faizdir” diye haram mı diyeceğiz? Dini böyle yorumlarsak İslam ülkeleri sonsuza kadar geri kalır. Gelişmez. Yahudiler, Hristiyanlar, Hindular, Şintoistler tarafından soyulur durur. Özet olarak akıldışı, aşırı yüksek faizler yani tefecilik İslam tarafından sakıncalı, haram olarak nitelenmektedir. Makul kazanç (faiz) ticaretin gereğidir.

Ekonomiyi bilmeyen din adamları asırlardır halkımızı kandırmaktadırlar. Benim 10 yıl kadar önce ölen dedem 50 yıl boyunca bankaya yatırdığı paraların faizini almamıştır. Haram diye düşünerek parasını bankaya bedava kullandırmıştır. 2013 yılı itibariyle parayı bankada tutmak enflasyon farkı düşüldüğünde sıfıra yakın kazanç sağlamaktadır. REPO Aileler, küçük birikim sahipleri için reponun cazibesi, getirisi söz konusu değildir. Anlatmaya gerek yoktur. B TİPİ FON Önde gelen 20 kadar bankanın tümü hemen paraya dönüşebilen B tipi fonlar çıkarıyorlar. Bunlar son 20 yıldır çok yaygınlaşmaya başladı. Bankaların uzmanları tarafından yönetilen B tipi fonlar son 20 yıldır altın, döviz, faiz gibi araçlardan daha çok getiri sağlamaktadır. Bankaların 810 çeşit B tipi fonu var. Bunların son 5 yıldaki yıllık kazançlarına bakarak paranızın yüzde 1040’ını bunlara yatırmanızı öneririm. A TİPİ FON Borsada işlem gören hisse senetlerinden oluşan fonlardır. Borsa endeksine göre kazandırır ya da kaybettirir. Herkesin adını bildiği ilk 35 bankanın A tipi fonları son 10 yılda tüm diğer enstrümanlardan fazla kazandırmıştır. O nedenle paranızın yüzde 1040’ını A tipi birkaç fona yatırın derim. A ve B tipi fonlar bireysel emeklilik (BES) fonları gibidir. BES’ten istediğiniz zaman çıkamazsınız. Ama A ve B tipi fonlardan 12 gün içinde hiç zarar etmeden çıkabilirsiniz.

BORSA (İMKB) İMKB 100 endeksi 100 bine yaklaştı. Bu rakam daha gider mi kimse bilemez. 2012’de İMKB yüzde 60’a yakın kazanç sağladı. Bu yıl da benzer bir tablo çıkacak gibi… 2013 Ocak ayının ilk 20 gününde yüzde 10’a yakın kazanç sağladı. Endeks buralarda dursa da, biraz düşse de borsada kazanç sağlayan şirketler vardır ve her zaman olmuştur. Benim önerim şudur borsadaki 400 kadar şirketin 350 kadarını çöpe atınız. Onlar kumarbazların kendilerini tatmin etme alanı olarak kalsın. Kumar gibi, iddia gibi, bahis gibi görün. Günlük al sat yaparak kendini heyecana kaptıranlara inanmayın. Onların yüzde 90’ı 35 yıl içinde batar. Günlük al sat yaparak vur kaç tarzı yatırım etik de değildir.

Din adamları da adil bulmamaktadırlar. İMKB 30 ya da 50 endeksinde yer alan şirketlerden 1015 tanesine paranızı yatırınız. 1 yıl sonra satın ya da devam edin. Yabancı yatırımcılar yıllık alım yapıyor. Türkler günlük.. Kazanan hep uzun vadeli bakan oluyor. Hangi hisseleri alayım derseniz onu ben söylemeyeyim. Fesatlık var derler. Ben kendim İMKB 30 endeksine sahip 1015 hisseyi alıp satıyorum. Onları size her borsa bilgisi olan söyler. İnternetteki hisse senedi forumlarındaki yorumların çoğu tokatçılık amaçlıdır. İnanamyın. Şunu al bunu sat diyenler sizi kandırıyorlar. Sağlam, 50100 yıllık firmalar asla sizi kazıklamaz. Bir masa, bir telefon şeklindeki üfürük şirketler çok kazanç vaad ederek sizi soyar. Borsada battım diyenlerin yüzde 99’u Makine T…, Esc…, Vak…, Uşak …, Cem…, İhl… v.b gibi şirketlerin peşine gidenlerdir.

Ali Özdemir / Eğitimci Yazar Yayıncı
 
Üst