Kentsel Dönüşümün Boyutları: Yasal Altyapı

Konu, 'Kentsel Dönüşüm' kısmında mainagioa tarafından paylaşıldı.

  1. mainagioa

    mainagioa Üye

    "Bu yazı gayrimenkulturkiye.com'dan alınmıştır"
    http://gayrimenkulturkiye.com/2016/01/15/kentsel-donusumun-boyutlari-yasal-altyapi/

    Kentsel dönüşümün ülke genelinde kalıcı çözümler üretecek şekilde gerçekleşebilmesi için tüm yasal altyapının bütüncül ve kapsayıcı olarak kentsel dönüşüme entegre edilmesi gerekiyor.

    Gülcemal Alhanlıoğlu

    15 Ocak 2016

    216

    2015 yılını sonlandırırken Türkiye gayrimenkul sektörünün gündemindeki en önemli konulardan birinin kentsel dönüşüm olduğunu görmekteyiz. Tüm Türkiye’de 6,7 milyon konutun yenilenme hedefi, kentsel dönüşümün, gelecek 10 yılda da ülke gündemimizin ana maddelerinden biri olmaya devam edeceğini gösteriyor. Dolayısıyla kentsel dönüşüm, 2016 yılında da gayrimenkul sektörünün faaliyetlerinde önemli bir yer tutacak. Bu noktadan hareketle, 2016 yılı süresince Gayrimenkul Türkiye’nin her sayısında kentsel dönüşümü farklı boyutlarıyla ele alacağımız bir yazı dizisi oluşturmayı hedeflemekteyim. Bu sayıda ise kentsel dönüşüm hamlesinin çıkış noktası ve bu çerçevede ortaya konan yasal altyapı, yazı dizimin ilk konusunu oluşturdu. İlerleyen sayılarda ise sürdürülebilirlik, planlama ve yeni yaklaşımlar ile yatırım ve finansman gibi farklı boyutları ele alıyor olacağım.

    Türkiye’de özellikle 1950’li yıllardan itibaren gerçekleşen nüfus artışı, kırdan kente göç ve buna bağlı artan şehirleşme oranı ile birlikte kent alanlarında düzensiz ve çarpık yapılaşma ile gecekondu alanları meydana geldi. Bu durum depreme dayanıksız yapılaşma ile birlikte düzensiz ve plansız altyapı ve ulaşım gelişimlerini de beraberinde getirdi. Türkiye’de kentsel dönüşüm ilk olarak kaçak yapılaşmanın tasfiyesi amacıyla gündeme gelmiş ve takip eden süreçte olumsuzlukların giderilmesi adına başta imar affı ve gecekondu konulu olmak üzere pek çok yasal ve mevzuatsal önlem alınmaya çalışılmışsa da kalıcı bir çözüme ulaşılamadı. Yakın zamanda ise kentsel dönüşüm, ülkemizde yıpranan kültür varlıkları ve tarihi yapıların yenilenmesi ile düzensiz yapılaşma ve kentleşmenin bertaraf edilmesi ve bina stokunun güvenli hale getirilmesi amaçları ile ele alındı. (Tekeli, 2012; Ataöv ve Osman, 2007) Son olarak 2011 yılındaki Van depremi göstermiştir ki bu tarihe kadar alınan önlemler her iki yılda bir büyük deprem yaşayan ülkemizdeki depreme karşı dayanıksız bina stokunu iyileştirme noktasında yetersiz kalıyor.

    Türkiye’de “kentsel dönüşüm” başlıklı ilk doğrudan yasal çalışma, 2004 tarihinde hazırlanan “Kuzey Ankara Girişi Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu” ile gerçekleşti. Ankara’nın karayolundan Kuzey girişini kapsayan kentsel dönüşüm projesi çerçevesinde, o bölgedeki gecekondu yapılaşmasını ortadan kaldırarak, bölgenin fiziksel durumunun ve çevre görüntüsünün geliştirilmesi, güzelleştirilmesi daha sağlıklı bir yerleşim düzeni sağlanması ve bu yolla kentsel yaşam düzeyini yükseltmek hedeflendi. Ülke genelinde ise kentsel dönüşüm konusunda toplu uygulama yapılabilmesi için, 1999 Büyük Marmara depreminden sonra yapılan çalışmalar sonucunda 2005 yılında Belediye Kanunu’nun 73. Maddesi’nde yapılan değişiklikle yurt çapında uygulanabilecek kentsel dönüşümün yasal altyapısı oluşturuldu. 2005 yılında kentsel dönüşüm konusunda bir diğer önemli kanun olan “Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun” çıkarılarak, şehrin yıpranan ve özelliğini kaybetmeye yüz tutmuş, sit alanı olarak tescil edilen kent bölgelerinin kentin gelişimine uygun olarak yeniden inşa ve restore edilerek bu bölgelerde sağlam konut, ticaret, kültür, turizm ve sosyal donatı alanları oluşturulması, kentin tarihi ve kültürel dokusunun yenilenerek korunması ve yaşatılarak kullanılması hedeflendi.

    2011 yılındaki Van Depremi sonrası ise daha geniş kapsamlı bir karar alınarak; 2012 yılında 6306 sayılı “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” yürürlüğe girdi, Türkiye’nin riskli bölgelerinin ve binalarının afet riskine karşı hazırlanması için bütünsel bir hedef ortaya konuldu. Bu kanun ile başta deprem olmak üzere doğal afetler sebebiyle meydana gelebilecek can ve mal kayıplarının önlenmesi; mülkiyet haklarına saygılı, sağlıklı ve düzenli yerleşme, daha az maliyet ile en fazla sosyal faydanın temin edilmesi, kaynakların planlı ve verimli kullanılması hedeflendi. Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini oluşturmak üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemek oldu. Kanun, afet odaklı olup beraberinde ulusal bir kentsel dönüşüm hamlesini gündeme getirdi.

    6306 sayılı Kanun “riskli yapı” ve “riskli alan” tanımlarını gündemimize taşıdı. Yasaya göre, riskli alan tanımı “zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Bakanlık veya İdare tarafından Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının görüşü de alınarak belirlenen ve Bakanlığın teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan alan” şeklinde olup, riskli yapı tanımı ise “riskli alan içinde veya dışında olup ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı ilmi ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapı” şeklinde. Kanunla, afet alanlarında yer alan yapılar ile depreme karşı riskli yapıların yıkılıp yeniden yapılmak suretiyle depreme dayanıklı yapılar haline dönüştürülmesi öncelikli olup, kanun söz konusu alanların modern kent yaşamı gerekliliklerine uygun düzenli, sağlıklı, estetik yaşam alanlarına dönüştürülmesi için fırsat sunuyor.

    Yukarıdaki açıklamalardan da görüleceği gibi konunun yasal boyutu, dönüşümün uygulama metotlarına yoğunlaşıyor. Ancak, dönüşüm alanlarının kentsel dönüşüme özgü planlama tekniği ve yaklaşımı ile ele alınarak; donatı, açık ve yeşil alanların klasik tanımlarının dışında kullanım ile özel, kamusal, yarı-kamusal alan tanımlarına ve sokakların açık ve yeşil alanlarla entegrasyonuna izin veren bir planlama ve mülkiyet mevzuatına ihtiyaç duyuluyor. Hatta buna bağlı olarak kent merkezlerinde yoğunluk ve buna bağlı yoğunluk mimarisine izin veren yapılaşma mevzuatına ve ilaveten güçlü ulaşım altyapısına da gereksinimimiz var.

    Kentsel dönüşümle; güvenli ve afet riskine karşı dayanıklı yaşam alanlarının oluşturulabilmesi, düzenli ve sağlıklı kentleşmenin sağlanabilmesi ve uygulamaların ülke genelinde kalıcı çözümler üretecek şekilde gerçekleşebilmesi için yukarıda anlatılan tüm yasal altyapının bütüncül ve kapsayıcı olarak kentsel dönüşüme entegre edilmesi gerekiyor. Bu şekilde daha güçlü bir yasal altyapı ile ulusal kentsel dönüşüm hamlesinin başarıyla hayata geçirilebileceği muhakkak.
     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş