Antalya Konuttaki Stratejisini Değiştirmeli

Konu, 'Kentsel Dönüşüm' kısmında mainagioa tarafından paylaşıldı.

  1. mainagioa

    mainagioa Üye

    "Bu yazı gayrimenkulturkiye.com'dan alınmıştır"
    http://gayrimenkulturkiye.com/2015/05/01/antalya-konuttaki-stratejisini-degistirmeli-2/

    Özellikle Avrupa’da tarım vasıflı bölgeler çok hassas bir şekilde korunurken, Türkiye’deki tarım alanlarının kolayca imara açılması ve fonksiyon kaybına uğratılması, şehrin ve bölgenin geleceği açısından risk teşkil ediyor. Sadece Antalya’da son 10 yılda 24,8 ha tarım arazisinin kaybedilmiş olması bu konunun önemini özetliyor.

    Volkan Hanoğlu

    1 Mayıs 2015

    109

    Antalya yaşam standartları ve maliyetleri göz önüne alındığında yerli ve yabancılar için cazip bir alternatif oluşturuyor. Uzun güneş ve deniz sezonu, tarım ürünlerinin bolluğu ve doğal güzelliği yanında sakin sayılabilecek sosyal yaşamı ilk başta akla gelebilecek artıları arasında sayılabilir. Akdeniz Havzası ve Avrupa’nın diğer turizm lokasyonları ile kıyaslandığında hala konaklama veya mülk sahibi olma maliyetlerinin çok düşük olduğunu da görmekteyiz. Bu durum yabancı yatırımcıların da gözünden kaçmamış olacak ki son 10 yılda 35.000’i aşkın gayrimenkul yatırımı yapıldı. Yabancıların, işleyişi bilmedikleri bir ülkede, neredeyse tercihlerinin tamamına yakınını konut olarak kullanmalarıanlaşılır bir durum. Almanlar, 5.600 konut ile lider olmalarına rağmen birkaç yıl içerisinde bayrağı Ruslar’a kaptıracaklar gibi duruyor. Norveç, İngiliz, Danimarka ve Hollandalılar da Antalya’yı yatırım için tercih edenler arasında.

    Yabancılara mülk satışında mütekabiliyetin kalkması ile beraber oluşan bu arz fazlasının eritilebileceği öngörülüyor. Ancak bir yandan da yeni imar alanları da açılmaya devam ediyor. Esasında Antalya “atıl konut” bakımından da oldukça zengin. Kent, verimli kullanılmayan arz fazlasının yanında artan nüfus ve sosyal ihtiyaçlara paralel olarak yeni alanların imara açılması ile birlikte topraktaki izini genişleten bir yer olarak karşımıza çıkıyor. Tabii bu imara açılan alanların önemli bir kısmı da tarım arazileri. Dünyanın değişen şartları, tüm dünyada tarım arazilerinin önemini arttırdığını düşünecek olursak bu genişlemenin kent için çok da sağlıklı bir tercih olmadığını söyleyebiliriz. Özellikle Avrupa’da tarım vasıflı bölgeler çok hassas bir şekilde korunurken, Türkiye’deki tarım alanlarının kolayca imara açılmasıve fonksiyon kaybına uğratılması, şehrin ve bölgenin geleceği açısından risk teşkil ediyor. GYODER verilerine göre; sadece Antalya’da son 10 yılda, 24,8 ha tarım arazisinin kaybedilmiş olması bu konunun önemini özetliyor. 2007-2015 arasında Antalya için öngörülen 236.000 yeni konut ihtiyacı beklentisi de bunun devam edeceğini gösteriyor.

    Bu noktada yerleşim ihtiyacını yeni alanları imara açarak değil de kentsel dönüşümle gidermeliyiz diye düşünüyorum. Geç kalınmış da olsa Zeytinköy, Balbey ve Kepez-Santral Mahalleleri, ilk etapta yenileme ve düzenlemeyle kentsel dönüşüm için potansiyel bölgeler. Bu başlangıç çok önemli. Artık uluslararası kimliği belirginleşen Antalya’nın geleceği planlanırken vizyoner, çağdaş metotlar kullanılması şart. Çünkü bölge, potansiyeli ve itibari ile ülke ekonomisi ve bilinirliliğine parlak bir katkı vaat etmeye devam ediyor. Seviyesinin daha üstünde bir projeksiyonla şehrin yıllar içerisinde Nice, Monte Carlo gibi üst lig bir destinasyon olması imkansız değil.
     
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş